CERRAHPASA DAVUTPASA TÜRBESI

Davutpaşa Türbesi; İstanbul Suriçi Cerrahpaşa Kocamustafapaşa, Hobyar Mahallesi, Davutpaşa Camii kıble avlusu, 1134. ada, 35. parselde yer almaktadır. Davut Paşa, Fatih Sultan Mehmet devrinde Beylerbeyliği, Vezirlik ve 1483-1497 yılları arasında Veziriazamlık yapmıştır. Aslen Arnavut asıllı olup, Enderun’da yetişti. “Koca” ve “Derviş” lakapları ile anılır. Çirmen Sancak Beyi iken gösterdiği başarılardan dolayı 1470 yılında Ankara Sancak Beyliği’ne, andından da Anadolu Beylerbeyliği’ne getirildi. 1477 kışında yapılan Tuna boyu seferinde hisarlardan atılan bir top mermisiyle göğsünden yaralandı. Aynı yıl Süleyman Paşa’nın yerine Rumeli Beylerbeyliği görevine getirildi. 1478 yılındaki İskodra seferinde Jebyak’ı ele geçirdi. Ancak, Veziriazam Karamani Mehmet Paşa’ya muhalefetten dolayı azledilerek Bosna Sancak Beyliği’ne gönderildi. Sultan II. Beyazıt tahta çıktığında, Davut Paşa yeniden Rumeli Beylerbeyliği görevine tayin edildi ve çok geçmeden Vezirliğe yükseldi ve 1483 yılında İshak Paşa’nın yerine Veziriazamlığa tayin edildi. Elden çıkmış olan Adana ve Tarsus’u geri aldı. 1492 yılında Arnavut asilerini bastırmak üzere gönderildi ve pek çok esir alarak geri döndü. Davut Paşa, on dört yıldan fazla süren Veziriazamlık görevinden 8 Mart 1497 senesinde alındı ve Dimetoka’da ikamete mecbur edildi. Bir süre sonra 20 Ekim 1498 tarihinde, burada vefat etti. Naaşı, İstanbul’a getirilerek, külliyesinin önündeki türbesine defnedildi. Alimlere değer veren, fakirlere yardım eden, tecrübeli bir devlet adamı idi. Birçok hayratın sahibidir. İstanbul’da, Kocamustafapaşa’daki cami, imaret, mektep, çeşme ve türbesinden oluşan, kendi, adıyla anılan külliyesini 1485 yılında yaptırmıştır. Tekirdağ’a bağlı Yoncalu ve Bulga köylerinde birer cami yaptırmış ve Ferecik kasabasına içme suyu getirmiştir. Bu tesislerin giderlerini karşılamak için, İstanbul, Edirne, Üsküp, Manastır, Bursa ve İznik’te pek çok dükkân, han, hamam, köy ve bahçe vakfetmiştir. Ayrıca, Bizans İmparatorları’nın taç giydiği ve Avrupa’ya savaşa gidecek Osmanlı Ordusu’nun toplandığı sahaya Davut Paşa adıyla bir kışla yapılmıştır.

Davut Paşa Türbesi, külliye ile beraber 1485 yılında yapılmış olup, caminin kıble tarafında yer alır. Sekizgen planlı olan yapı, kesme taştan inşa edilmiştir. Doğuda tek kubbeli, dört sütuna oturmuş revak bulunur. Saçak bölümü taşkın silmelerle nihayetlenir. Kubbe sekizgen kasnağa oturtulmuştur. Her cephede yer alan altlı-üstlü ikişer pencere ile aydınlanan türbenin içi 7.36 metre çapındadır. Türbe kapısının üzerindeki lento taşına, Arapça olarak yazılmış, iki beyitlik kitabe yer alır. Şeyhül-İslam İbn-i Kemal Efendi’nin söylediği yazının olduğu kitabede, Paşa’ya Allah’tan rahmet dilenmiştir. Bu kitabede şunlar yazılıdır;

“Atak-ullah ya derviş Davud /

Bi-envâ’el-recâ-i mimmâ ledeyh /

Felemmâ mâte ennî kalet târîh /

Kema hiyye rahmet-ullahi aleyh.”

Türbeye, basık kemerli, ahşap bir kapıdan girilmektedir. İçte, kubbe ve duvarlar badana ile kaplı olup, yalnız kubbe göbeğinde ve alt pencerelerin alınlıklarında bazı kalem işi kalıntıları görülmektedir. Türbenin içindeki, Davut Paşa’nın lahti mermerden yapılmıştır. Türbede, Davut Paşa tek başına yatmaktadır. Türbe, ziyarete kapalıdır. Hiç onarılmamış olup, büyük onarımı gerekmektedir. Türbenin kündekari kapısı ve iç bölgesi 2003 yılında onarılmış olup, çevresindeki kabristanla birlikte daha köklü bir onarıma ihtiyaç duymaktadır.