FATIH CIBALI SAZELI TEKKE CAMII

Şazeli Tekke Mescidi, Balmumcu Tekkesi, Şemi Şeyh Efendi Tekkesi veya Yeşil Tulumba Tekkesi; İstanbul Suriçi Fatih Cibali Haraçcı Kara Mehmet Mahallesi Yeşil tulumba sokakta inşa edilmiştir. İnşa tarihi ve mimarı belli değildir. Daha önce Beşiktaş’ta Ertuğrul Tekke Camii’nin anlatımında karşılaştığımız Şazili Tarikati oldukça eski bir tarikat. Tarikat Hacı Bektaşi Veli dergahında 12 post sahibi pirinden 9. olan Şeyh Şazili’ye dayanır. Bu kişinin postuna Kahveci postu da denmekte idi. Kahveyi ilk kez Arabistan’daki Moka’da bulan Şeyh Şazilidir. Şeyh Şazili’nin ismi uzun yazılışıyla Ebul Hasan Ali Bin Abdullah Abdulcabbar el Şerif el Zarcilli’dır. Şeyh Şazili’nin kurucusu olduğu tarikat Osmanlı içerisinde oldukça yaygınlaşmış bu yolla kahve Osmanlı coğrafyasına yayılmıştır. Tüm kahvecilerin piri addedilen Şeyh Şazeli hakkında, eski İstanbul kahvehanelerinin duvarlarında asılı duran övgü sözleri bulunurdu. O çerçeveler içinde; “Her seherde besmeleyle açılır dükkanımız, Hazreti Şazeli’dir pirimiz, üstadımız. Bu kahve öyle bir kahvedir ki, her usulü ha safa içinde, sakin olanlar çekmesin asla cefa” diye yazardı.

Sultan II. Abdülhamid Şazili Tarikatı mensubuydu. Ayrıca Şazili Şeyhi Muhammed Zafir’in yakın dostuydu. Padişahlığı döneminde Şazili Tarikatı tekkelerini onartmıştır. Şazili tarikati mensupları genellikle marangozlukla uğraşır. Abdülhamit iyi bir marangoz ustasıydı ve bu tekkelerdeki ahşap işlerinde kendi eserlerini de kullanmıştır. Unkapanı’ndaki bu tekkede Şazili Tarikatına ait bir ibadethaneydi. Kapısındaki kitabede şöyle yazar. “Ahmed Halil Ağa tarafından yaptırılan tekkenin inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Şeyh yüzyılın başlarında vefat ettiğinden bu dönemlerde inşa edildiği anlaşılmaktadır. Kaynaklarda “Balmumcu Şeyh Seyyit Ahmet Tekkesi veya “Şem’i Şeyh Ahmet Tekkesi” gibi isimlerle de anılmaktadır. Tekke bir yangınla harap olmuş, 1886-87 tarihli tamir kitabesinden anlaşıldığı üzere Sultan II. Abdülhamit tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. 1925′e kadar faaliyetlerini sürdüren tekkenin tevhithanesi dışındaki bölümleri zamanla yok olmuştur. Mescid-tevhithane bakımsız kalmış ve bir dönem Zeyrek Spor Kulübü lokali olarak kullanılmıştır. Fatih Müftülüğü ve hayırseverlerin gayretiyle 1989 yılı ramazan ayında tekrar ibadete açılmıştır. Dikdörtgen planlı caminin duvarları taş-tuğla örgülü, çatısı ahşaptır. Tavanın ortasında çatı altında gizlenen bir ahşap kubbe vardır.”