TEPEBASI DRAM TIYATROSU

Tepebaşı Dram Tiyatrosu;  İstanbul Beyoğlu Tepebaşı Meşrutiyet Caddesi üzerinde 1872 inşa edilmiştir. 1870 yılında büyük yangını bütün Beyoğlu'nu olduğu gibi bu bölgeyi de etkiledi. Bölgenin yeniden yapılandırılması ve belli bir plan dahilin de tekrar elden geçirildi. Tramvay ve Galata'dan Beyoğlu'na Tünel yapımı düşünülünce, o sıralar halkın "Haliç seyir terası" olarak kullandığı bu bölge de gündeme geldi. Gündeme gelmesinin sebebi şuydu; 1871 yılında başlayan Tünel inşaatı sırasında çıkan toprağın nereye döküleceği konusu önemli bir sorun haline dönüşünce, 1858'de İstanbul'un 14 Belediye'ye ayrılmasında ilk uygulama olan 6. daire'nin Başkanı Blaque Bey, bu iş için bu yapı adasını kullandı. Bu zekice bir düşünceydi. Bununla hem yapımcı firma çok uzağa gitmeden belediye'ye ödediği az bir parayla hafriyatı buraya döküyordu. Maliyeti düşük bir hafriyat taşınmış oluyordu. Hem de Beyoğlu, 30-40 yıldır ihtiyaç duyduğu, ama nasıl kullanacağını da, alttaki kabirler yüzünden, tam bilemediği ve bir dala oturtamadığı, tam bir seyir terası ve bahçe alanı, bir "Jardin Publique" kazanmış bulunuyordu. Bahçe'nin yapımı başladıktan sonra, 1872 yılında buraya bir tiyatro binası yapılması ve bir İtalyan Tiyatrosu kurması için, saray orkestrası şefi Guatelli Paşa'ya bir ferman verildi. Paşa'ya tiyatro için verilen ruhsat 25 yıllıktı; tahsis edilen yerin niteliği "arazi-i haliye" olarak belirtilmiş, uzunluğu ise 3 bin arşın olarak kaydedilmiştir.

1874 yılında tiyatro'nun yapımı için hazırlığa geçildi, başta binanın kagir olması düşünüldü, fakat elde yeterli para bulunmamasından dolayı ahşap olması kararlaştırıldı. Bu iş için ayrılan 10 bin liranın, 3 bin liralık kısmı binanın yapımına, geri kalanı da iç dekorasyona ayrıldı. Tiyatro'nun yapım işi de İtalyan mimar Barborini'ye verildi. Ancak Paşa birkaç bin lira harcadıktan sonra, tiyatro'nun yapımından vazgeçti; ayrılan ödenekle bu işin tamamlanabilmesi mümkün görünmüyordu. Bunun üzerine Blaque Bey başka bir formülü devreye sokar. Günün birinde birçok çingeneyi getirir, Tepebaşı arsasına yerleştirir. Tenekeden, çerden çöpten kulübeler yapmalarına ruhsat verir. Fakat arazinin karşısında oturan konak sahipleri, aristokrat ecnebiler bu rezalete tahammül edemez, Blaque Bey'e şikayete giderler. O da şöyle cevap verir:" Para verin size orasını bahçe, tiyatro yapayım". Konak sahipleri çaresiz para toplarlar. İşte Blaque Bey tünelden çıkan hafriyatın dökülmesi karşılığında aldığı parayla konak sahiplerinin topladığı parayı birleştirerek Tepebaşı Tiyatrosu ve Bahçesi'nin yapımına girişir. Tepebaşı bahçesi 1880 yılında tamamlanır. Bu arada tiyatro ruhsatını elinde bulunduran Guatelli ailesi ile İstanbul Şehremaneti arasında çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle aile kendilerine verilen arsa'yı 6.Daire'ye hibe eder.

Arsa üzerinde bir tiyatro binasının yapımına başlanmışsa da, bina yapımı sürekli olarak parasızlık dolayı sekteye uğramıştır. Tiyatro'nun 1890 yılında, o dönemin Şehremini Rıdvan Paşa'nın Beyoğlu'nda birçok tiyatro binası yapan Ermeni asıllı mimar Hovsep Aznavur'a yaptırmıştır. Tepebaşı Dram Tiyatrosu'nun 256 koltuğu bulunan bir parteri vardı. Bu parteri at nalı biçiminde kuşatan iki kat locası, bunların üstünde de bir kat galerisi bulunuyordu. Zemin kattaki 20, üst kattaki 28 locasında ise toplam 182 koltuk yer alıyordu. Koltuklar kırmızı kadifeyle kaplıydı. Yine aynı kırmızı kadifeden perdesi, sahneyi çerçeveleyen yaldızla bezenmiş portali ve süslemeli tavanı ile küçük ama tipik bir barok tiyatro örneğiydi. 1891 yılında girişe bahçenin kapısına kadar uzanan bir ek yapıldı. Bu, üzeri teras çatılı, ön cephesinde üzeri kemerle geçilmiş üç açıklığı bulunan kagir bir yapıydı. Her bir kemeri, üzeri iyon başlıklı sütunlar taşıyordu. Tepebaşı Dram Tiyatrosu, o dönemdeki adıyla Tepebaşı ya da Tepebaşı Kışlık Tiyatrosu, İmparatorluk döneminde, zamanın diğer büyük salonlarında olduğu gibi, bünyesinde sabit bir topluluk barındırmadı. Meşrutiyet'in 1908 yılında ilanına kadar sadece yabancı truplara kapılarını açtı. Bu zaman zarfında tiyatro'ya kimler gelmedi ki; Sarah Bernhardt, Rejane, Charlotte Lyses, Jane Hading, Jeanne Boulier ve daha nice opera ve ses sanatçısı Tepebaşı Tiyatrosu'nda boy gösterdiler. Avrupa'da sahneye çıkan yabancı trup ve sanatçıların birçoğu bu sahneden de geçmişlerdi.

20 Ocak 1916 günü, iki sene önce Şehzadebaşı'nda Letafet apartmanında Şehremeni Operatör Cemil Paşa tarafından kurulmuş olan "Darülbedayi-i Osmani" oyuncuları provalarını yine Letafet apartmanında yaptıkları Emile Fabre'nin La Maison d'Argile adlı oyunundan Hüseyin Suat Yalçın'ın uyarladığı Çürük Temel adlı oyunu Tepebaşı Tiyatrosu'nda oynamaya hazırdılar. İlk oyun "Asker Ailelerine Yardım Cemiyeti" yararınadır. Oyun, haftada bir gün, Perşembe gündüz bayanlara, geceleri baylara olmak üzere iki kez oynanır. Bilet fiyatları da ilk dört sıra 25 kuruş, beşinci sıradan sonra 20 kuruş, daha geride sandalyeler 15 kuruş, birinci loca 100, ikinci loca 80, üçüncü loca 50 kuruş olarak belirlenir. Madam Felekyan, Nurettin Şefkati, Kınar hanım, Sara Mannik, Muhsin Ertuğrul, Fikret Şadi, Ahmet Muvahhit, Raşit Rıza, İ.Galip bu ilk gösterimin oyuncularıdırlar.

Bu başlangıç başlarda sekteye uğrasa da 54 yıl Darülbedayi ve Tepebaşı Dram Tiyatrosu tiyatro tarihimize ayrılmaz bir ikili olarak geçeceklerdir. Darülbedayi burada arka arkaya Hisse-i Şayia, Hoş Bir Macera ve ilk yerli telif eser olan Halit Fahri Ozansoy'un Baykuş adlı piyesini oynar. 1919 yılında Tepebaşı Tiyatrosu İngiliz işgal kuvvetlerinin eline geçer ve burada gösteri yapılması yasaklanır. İşte bu sırada Raşit Rıza Darülbedayi'den ayrılarak Şadi ile birlikte bir grup kurar ve İstanbul'un çeşitli yerlerinde oyun oynamaya başlarlar. 1924 yılında ise Raşit Rıza Lehman'la anlaşarak Tepebaşı Tiyatrosu'nu kiralar. Yaklaşık iki üç yıl kadar burada oyunlar oynar. Raşit Rıza'nın tiyatroda kalıcı olması Darülbedayi'nin belini iyice büker.

1927 yılında Darülbedayi Ankara'ya yaptığı turneden İstanbul'a dönmüş bu sırada Lehman'la sözleşmesi biten Raşit Rıza'da ramazan için Anadolu’ya turneye çıkmıştır. Tepebaşı Tiyatrosu'nun boşaldığını gören Darülbedayi sanatçıları dönemin belediye başkanı Muhittin Üstündağ'ın da girişimleriyle yeniden Tepebaşı Tiyatrosu'na yerleşirler. Muhsin Ertuğrul'un da geri dönmeye ikna edilmesiyle Darülbedayi sanatçıları el birliğiyle Tepebaşı'nda hummalı bir çalışmaya başlarlar. Öncelikle tiyatronun elden geçirilmesi gerekiyordu. Bütçe kısıtlı olduğu için bütün boya, badana ve tamirat işleri sanatçılar tarafından yapıldı. Nihayet 1927'nin Mart ayında temsillere başlandı. İki Kadın, Cehennem gibi oyunların yanında Muhsin Ertuğrul'un sahnelediği Hamlet sezonun en çok tutan oyunlarından biri oldu. 1928 yılında 1000 liraya Almanya'dan gökyüzünün muhtelif zamanlardaki renklerini sahneye yansıtmak için son teknoloji bir gökyüzü makinesi getirtildi. Tiyatro'nun elektrik ve efekt makinaları da 800 lira karşılığında değiştirildi. Bu dönemde dekor tekniği fon bezinden, tahta panoya döndü, sahne önündeki suflör kapağı da kaldırılarak suflör sahne içine alındı. Anlaşılan o ki, Şehir Tiyatrosu'nun binaya yerleşerek düzenli temsillere geçişi, Tepebaşı Tiyatrosu'na Avrupa'daki örnekleri gibi, modern ve düzenli bir tiyatro havası kazandırmıştı.

1935'e gelindiğinde ise artık belediye tarafından bir ödeneğe kavuşan, yerleşik bir sahnesi olan ve adı Şehir Tiyatrosu olarak değişen bir Darülbedayi vardır. Şehir Tiyatrosu, Tepebaşı Tiyatrosu'nun dışında ara sıra başka sahnelerde oynasa da tiyatronun amiral gemisi burasıdır.  1942 yılında Şehir Tiyatrosu Komedi kısmını başka bir binaya taşır. Böylece Tepebaşı Tiyatrosu'nun ismi Tepebaşı Dram Tiyatrosu olarak değişir.

1960 yılına gelindiğinde ise İstanbul Belediyesi Şehir Operası'nı kurar ve opera gösterilerini burada sergilemeye başlar. İlk temsil 19 Mart 1960 akşamı Puccini'nin Tosca Operası'yla yapılır.  Ancak hem opera'nın hem de tiyatro'nun sahne gereksiniminden dolayı Tepebaşı Dram Tiyatrosu 18.01.1962'de Şehir Operası'nın sergilediği La Traviata ile tekrar açılır. Şehir Tiyatrosu ise Sinekler oyununu buraya taşır. 17.04.1970 günü nasıl çıktığı belli olmayan bir yangın tiyatro'nun büyük bir kısmını kullanılamaz hale getirir. Yaklaşık 50 yıllık Şehir Tiyatrosu döneminde, Tepebaşı Dram Tiyatrosu'nda toplam 368 eser sahnelendi, 13.273 gösterim verildi, 1 milyon 680 bin seyirci ağırlandı.