ÜSKÜDAR KISIKLI ABDULLAH EFENDI CAMII

Kısıklı Camii veya Kısıklı Abdullah Efendi Camii; İstanbul Boğazının Anadolu yakasında Üsküdar Kısıklı Meydanına cepheli Kızıklı Caddesi ile Nurbaba sokakların kesiştiği yapı adasında 1502 tarihinde inşa edilmiştir. Caminin banisi Sultan II.Beyazıt döneminde Bostancıbaşı olarak görev yapmış olan Abdullah Ağa’dır. Büyük Çamlıça tepesine giden iki yolda buradan geçmektedir. Caminin yanında ve set üzerinde bugün çay bahçesi bulunmaktadır. Avlu kapısının önünde tulumbalı bir kuyu, avlunun sağ tarafında, bir gölgeliğin altında 1881 tarihli şadırvan teknesi ve bunun önünde de cami banisinin muhteşem lahdi bulunur. Burada olan bir sütun kaidesi ayrıca dikkati çekmektedir. Camii duvarları kagir olarak inşa edilmiş olup çatısı ahşaptır. Büyük kapısı üzerinde tamir kitabesi olarak bir ayeti kerime 1927 tarihi yazılıdır. Cami bu tarihte tamir edilmiştir. Alt üst pencerelerden ışık alır. Mihrabı dışa taşmalı olup minberi ahşaptır. Cami, Sultan II. Beyazıt devri bostancılarından Abdullah Ağa tarafından yaptırılmıştır. Abdullah Ağa’nın başka hayır işleri daha inşa ettirmiştir. Bunlardan cami olarak yapılmış olanlar üç tanedir. Beylerbeyi Stadyumu yanında 'İstavroz Camii' adıyla anılan bir camii ve bir sıbyan mektebi vardır. Sıbyan Mektebi günümüze ulaşmamıştır. İstanbul Yenikapı Nişanca'da bir Camii bugün hizmettedir. Kısıklı Camisinin yan tarafında olduğu sanılan bir medrese bugüne gelememiştir. Kısıklı- Ümraniye yolu üzerinde Namazgah mevkiinde bir namazgahı ve Langa Camii yanında Cellat Çeşmesi adıyla bilinen bir çeşmesi vardır. Gerek Kısıklı Camii ve gerekse Beylerbeyi'ndeki camiinin Kuzguncuk sırtlarından Kısıklı eteklerine kadar uzanan çok geniş bir vakfı vardı. "Reisü'l-Bustaniyyîn Abdülhay oğlu Hacı Abdullah Ağa'nın 1502 Mayıs ayında düzenlenmiş bir vakfiyesi bulunur. Buradan Ağa'nın oldukça geniş bir vakfı olduğu anlaşılmaktadır. Bunları n içinde 'karyeha-i İstavroz ve Kısıklı ve Kuzguncuk'dan olan geliri her sene 12.674 akçedir." Vakfiyenin, Abdullah Ağa'nın vefatından 12 sene sonra yapıldığı ve o sırada mütevellisinin Ağa'nın oğullarından Sinan olduğu görülmektedir. Namlı bir binici olan Abdullah Ağa'nın kabir taşları, XV. yüzyıl taş işçiliğinin en güzel örnekleridir. Şahideler, mihraplı ve istalaktitli olup ayrıca hendesî şekiller, küçük çarkı felekler ve rumilerle bezenmiştir