Divanyolu Mahmut Paşa Camii
Mahmut Paşa Camii; İstanbul Suriçi Çemberlitaş’tan Mahmutpaşa’ya inen Nuruosmaniye Caddesine cepheli 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamlarından Mahmut Paşa tarafından Mimar Atik Sinan’a inşa ettirilmiştir. Bugün Eminönü‘nde kendi adını taşıyan semti, yokuşu ve konağıyla tanınan Mahmut Paşa, Hadika’daki kayıtlara göre, Hırvat asıllı olup Serhat gazilerinden Mehmet Ağa adındaki bir gazinin kölesiydi. Daha sonra saraya alınmış ve burada eğitilmiştir. Tarihçi Ramazan-Zade’nin belirttiğine göre Kazasker olmuş ve İstanbul’un fethinden sonra Çandarlı Halil Paşa’nın yerine Sadrazamlığa geçmiştir. Katip Çelebi’nin bildirdiğine göre Karamanoğlu Pir Ahmet’in yenilmesi ve idamı konusundaki suçu nedeniyle Karahisar’da otağı başına yıktırılmıştır. Rumi Mehmet Paşa tarihçilerin belirttiklerine göre Mahmut Paşa, Gelibolu Sancağına tayin edilmiş ve H.873 yılında Eğriboz fethine memur kılınmış, bu kalenin fethinden sonra H.877 yılında Akkoyunlulardan Uzun Hasan savaşında bulunması gerekmiş ve ikinci olarak İshak Paşa’nın üzerine Vezir-i Azam olmuştur. Bu seferde gayretleri görülmüşse de diğer hususlardaki eksiklikleri dolayısıyla azil olunmuş ve yerine Gedik Ahmet Paşa vezir olmuştur. H.878 yılında Edirne yakınındaki Hasköy’de münzevi halde yaşarken Şehzade Sultan Mustafa tarafından, eski bir mesele yüzünden 879 yılında öldürülmüştür.

Caminin mimari planı, Bursa tipi camiler geleneğinden gelmesine rağmen başkalaşım gösterir. Caminin harimi iki birbirine yakın 11m. ve 10.45 metrelik iki kubbe örtülmüştür. İç ana mekanın kuzey ve güneyinde iki ek bina vardır. Bu binalar birer koridor boyunca yapılmış üç kubbeli birer mekandır. Bu iki kısmı birbirine bağlayan batıda bir bina daha bulunur. Bu resme topluca bakıldığında iç mekanın üç cephesini çevreleyen 11 kubbeli bir yapıdır. Bu bölüm camii alanında yapılacak ikincil fonksiyonlar için yapılmıştır. Son cemaat mahalli altı sütuna oturan beş kubbelidir.

Caminin kapısının üstündeki devrinin en iyi örneklerinden olan Sülüs yazısı ile ve araları rumilerle süslemeli olan kitabe vardır. Caminin kapı sövesinin sağ ve solunda bir daire şeklinde karşılıklı ’’tevekkeltü ala haliki’’ yazıları bulunur. Yine camii üzerindeki kitabelerde caminin 1753 yılında Sultan III.Osman tarafından tamir ettirildiğini anlatır.Mihrap ve minber 18.yüzyılda yapılmıştır.Camideki kalem işleri ve alçı pencereler 1936 yapılmış,Hünkar mahfilide 1828 yapımıdır.

Mahmut Paşa’nın türbesi camiin arkasındadır. Sekiz köşeli türbenin alt pencere aynalarının üst başına kadar olan kısmı, küfeki ile yapılmıştır. Üstü ise taş içine gömme çinilerle kaplanmıştır. Kitabesinden anlaşıldığına göre 1463 yılında yapılmış olan türbenin her köşesi saçak kornişine kadar yükselen bir çerçeve içine alınmıştır. Bu çerçevenin içindeki silmeli ikinci çerçeve biri altta diğeri üstte bulunan iki pencereyi çeviriri. Bu pencereler de birer silme ile çerçevelenmiştir. Alt pencereler dikdörtgen şeklindedir. Sivri kemerli sağır nişlerle sona ermektedir. Gerçektende Mahmut Paşa türbesi oldukça güzel ve harikulade bir eserdir. Mahmut Paşa Caminin bir minaresi vardır ve tek şerefelidir. Camin üst sağ ve sol taraflarında harap bir halde iki çilehanesi vardır. İki bölüm halinde ve düzenlenmemiş mezarlığında Osmanlı saray mensuplarının mezarları bulunmaktadır. Cemaat sayısı vakit namazlarında 300 Cuma namazlarında ise 3 ile 5 bin arasındadır.

Suriçi Mescitleri

Turan Aknc Kitaplar