Divanyolu Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi; İstanbul Suriçi Çemberlitaş Divanyolu Caddesine cepheli olarak 1690 yılında Paşanın oğlu Ali Bey tarafından inşa ettirilmiştir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi’ni Sultan IV. Mehmet (1648–1687) döneminde Kaptan-ı Derya ve Sadrazamlık görevlerini yapmış olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa yaptırmaya başlamıştır. Ancak sadrazamın II.Viyana Kuşatmasındaki başarısızlığından ötürü 1683 yılında yapı topluluğu yarıda kalmıştır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi; Darül Hadis Medresesi, dershane-mescit, sıbyan mektebi, sebil, dükkanlar ve hazireden meydana gelmiştir.
KÜLLİYENİN BANİSİ

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa,1635 yılında doğmuştur.  Mustafa Paşa Osmanlı padişahı Sultan IV. Mehmet döneminde 3 Kasım 1676 - 15 Aralık 1683 tarihleri arasında yedi yıl sadrazamlık yapmıştır. 1672-1676 Osmanlı-Lehistan Savaşı ve 1676-1681 Osmanlı-Rus Savaşında kazandığı başarılara rağmen, II. Viyana Kuşatması ile özdeşlemiş olan sadrazamdır ve kuşatmanın hüsranla sonuçlanması üzerine idam edilmiştir.

1672-1677'de Lehistan Seferleri sırasında Osmanlı orduları serdar-ı ekremliğini önce Köprülü Fazıl Ahmet Paşa yapmıştır ama sonra Merzifonlu Kara Mustafa Paşa serdar olmuştur. Sonradan Kamaniçe Seferi olarak anılan 1672 yılı seferine Sultan IV. Mehmet de katılmıştır.

Kara Mustafa Paşa 3 Kasım 1676'da Edirne'de Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa'nın ölmesi ile sadrazamlığa getirildi. Bu başarısızlık dolayısıyla Rus çarı anlaşmak için İstanbul'a bir elçi gönderdi. Sadrazam Kara Mustafa Paşa Ruslarla harp taraftarıydı ve bir sefer hazırlığına başlamıştı. Ama Çehrin kalesinden Rusların çekilip bu kalenin Osmanlılara tabi Kazak Hetmanı'na verilirse sulh yapılabileceğini bildirdi. Rus elçisi buna yanaşmadı. Rus elçisinin elinden nağme alınıp elçi Sultan huzuruna çıkarılmadan İstanbul'a gelmesinden 12 gün sonra Rus elçisi geri gönderildi.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Avusturya seferine çıktıktan sonra diğer önde gelen paşalarla savaş divanı kurup Yanıkkale mi yoksa Viyana üzerine mi gidilmesini tartışmıştır. Birçok paşanın bu sene Yanıkkale'nin alınıp seneye daha iyi hazırlanılarak Viyana'nın üzerine gidilmesi fikrine karşı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana üzerine gidilmesine karar vermiştir ve bunun üzerine Osmanlı ordusu Viyana'yı kuşatma altına almıştır.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşanın amacı şehri teslim ile ele geçirmek böylece yeniçerilerin şehri yağmalamalarını önleyerek Viyana hazinelerini korumak idi. Böylece kuşatma uzadı. Bu da Polonya kralı Jan Sobieski komutasındaki 25.000 kişilik Lehistan ordusunun vakit kazanarak Viyana'nın imdadına yetişmesine sebep oldu. Haçlı ordusunun Viyana önlerine gelmesi üzerine askerleri siperlerden çıkararak kuşatmayı kaldıran sadrazam, savaş pozisyonu aldı. Haçlıların ilk saldırısı üzerine Osmanlı hatları yarıldı ve askerler kaçmaya başladılar. Bunun üzerine sadrazam ordunun tüm ağırlıklarını geride bırakarak Belgrad'a çekildi. Viyana bozgunu üzerine Sultan IV. Mehmet bir hatt-ı şerifle kapıcılar kahyasını Belgrat'a göndererek Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı idam ettirdi.

KÜLLİYENİN MEDRESESİ

Külliyenin dershane-mescidi avlunun kuzeydoğu köşesinde sekizgen planlı bir yapı olup, kesme küfeki taşından yapılmıştır. Dershane-mescidin üzeri içten pandantifli, dıştan da sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Avlu zemininden biraz daha yüksek olan dershanenin girişi önünde dört, yanlarında da birer tane olmak üzere altı mukarnas başlıklı, sivri kemerlerle birbirine bağlanmış bir revak bulunmaktadır. Revakın üzeri ahşap tavanlı olup, ortadaki kemer diğerlerine göre daha geniş ve yüksektir. Buradaki kemer üzerinde bulunan kitabe sülüs yazı ile yedi beyitten meydana gelmiş olup, yarıda kalan külliyenin Kara Mustafa Paşa’nın oğlu Ali Bey tarafından Mimar Hamdi’ye tamamlattırdığı yazılıdır. Dershane-mescit çift sıralı pencerelerle aydınlatılmış olup, alt sıradaki pencereler köfeki taşından sivri hafifletme kemerli dikdörtgen sövelidir. Üst sıra pencereler ise sivri kemerlidir. İç kısmında mihrap nişi ve duvarlarda da dolaplara yer verilmiştir.

Dershane-mescidin karşısındaki avluda medrese odaları U şeklinde sıralanmıştır. Önlerinde revaklar bulunan medrese hücreleri batı ve güneyde on odadan meydana gelmiştir. Medrese hücrelerinin revak cepheleri kesme küfeki taşından olup, batı ve güney yönlerindeki cepheleri taş-tuğla duvar örgüsüne sahiptir. Baklava başlıklı dokuz mermer sütuna oturan ve sivri kemerlerle birbirlerine bağlanmış olan revaklar ile medrese odalarının üzerleri pandantifli kubbelerle örtülmüştür. Bunlardan köşe odası dikdörtgen planlı, diğerleri ise kare planlıdır. Dikdörtgen olan odanın güneyinde kubbe, kuzeyinde de içeriye girişi sağlayan yer beşik tonozla örtülmüştür. Köşe odasında girişi sağlayan kapı diğer odalarda da basık kemerli birer kapı ile ikişer dikdörtgen penceresi bulunmaktadır. Medrese odalarının içerisinde yuvarlak kemerli ocak nişi ve bunun iki yanında da birer dolap nişine yer verilmiştir. Bu pencereler dıştan tuğladan yuvarlak kemerli ve dikdörtgen söveleri köfeki taşından yapılmıştır.

Medresenin avlu kapısının yanına revak cephesinin üst köşesine de bir kuş köşkü yerleştirilmiştir. Medrese avlusundaki havuz günümüze gelememiştir. Revak kemerleri yakın tarihte Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan restorasyon sırasında camekânla kapatılmıştır. Külliyenin Divan Yolu Caddesi’ne bakan cephesindeki dükkânlar 1956–1957 yıllarında caddenin genişletilmesi sırasında yıkılmıştır. Bu arada önündeki sebil ve hazire yan sokağa taşınmıştır.  Yapı topluluğu Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1960 yılında restore edilmiştir. Günümüzde medrese ve yanındaki sıbyan mektebi İstanbul Fetih Cemiyeti ile Yahya Kemal Enstitüsü’ne tahsis edilmiştir.

KÜLLİYE SİBYAN MEKTEBİ

Sıbyan Mektebi yapı topluluğunun medresesinin güneyinde bulunmaktadır. Kesme küfeki taşı ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yaptırılmıştır. İki sıra tuğla dizisi ve bir sıra kesme küfeki taşından oluşan bir duvar işçiliği vardır. Üzeri ahşap çatı ile örtülmüştür. Sıbyan mektebinin güneydeki girişi önünde küçük bir avlusu vardır. Buradaki eğik durumdaki avlu duvarı üzerinde basık kemerli küçük bir kapı ile içeriye girilmektedir. Ayrıca sıbyan mektebinin avlu duvarı köşesi ile yapı topluluğunun avlu duvarı arasında tuğladan yuvarlak kemerli bir bağlantı yapılmıştır. Sıbyan mektebinin güney ve doğu yönünde çift sıra pencerelere yer verilmiştir. Medrese avlusuna bakan batı cephesinde üç sıra kemerli pencere vardır. Alt sıra pencereler dikdörtgen söveli olup, üzerlerine tuğladan yuvarlak kemerler yerleştirilmiştir. Üst sıra pencereler yuvarlak kemerli ve alçı şebekelidir. Batı ve kuzey duvarlarında üçer dolap nişi bulunmaktadır. Yapının zemini altıgen tuğlalıdır. Son yıllarda medrese avlusuna bakan batı cephesinin ortasına da bir kapı açılmış olup orijinalinden uzaklaşmıştır. İstanbul Vakıflar Başmüdürlüğü tarafından restore edilen sıbyan mektebi özel kişilere kiraya verilmiştir.

KÜLLİYE SEBİLİ

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Sultan IV. Mehmet döneminde Kaptan-ı Derya ve Sadrazamlık yapmış önemli bir devlet adamıdır. Sebil yapı topluluğunun medresesinin doğusunda bulunmaktadır. Kesme küfeki taşı ve dairesel planlı olarak yaptırılmıştır. Doğuya bakan cephede metal şebekeler bulunmaktadır.

Külliyeler

Turan Aknc Kitaplar