Eminönü Yeni Valide Külliyesi
Yeni Valide Külliyesi; İstanbul Suriçi Eminönü meydanında 1663 yılında Hatice Turhan Sultan tarafından Mimar Mustafa Ağa’ya inşa ettirilmiştir. Külliyenin yapımı yetmiş dört yıl sürmüştür. Osmanlı tarihinde en uzun sürede yapılan külliye unvanını taşır. Sultan III. Murat’ın karısı Safiye Sultan tarafından 1589 yılında inşaatına başlanmış ve yapımı Safiye Sultan’ın vefatı ile durdurulduktan sonra tekrar 1661 yılında Sultan I.İbrahim’in karısı Hatice Turhan Valide Sultan tarafından yapımına tekrardan başlanmış ve 1663 yılına bir Cuma namazı sonrası açılmıştır. Yeni Cami Külliyesi inşasının uzun yıllar sürmesi, farklı mimarların yapıda payının olmasına sebep olmuştur. İlk yapılanmaya Mimar Sinan’ın talebesi Davut Ağa ile başlanmış yapılanmaya Dalgıç Ahmet Ağa’yla devam etilmiş ve tamamlamak yarım yüzyıl sonra Mustafa Ağa’ya nasip olmuştur. Yeni Valide Camii Külliyesi’nin ana yapıları Cami, Mısır Çarşısı, Türbe ve Hünkar Kasrı’dır.
KÜLLİYENİN CAMİSİ

Yeni camii inşaatındaki en önemli konu camiinin deniz kenarına yapılmasıdır. O dönemin imkanları ile deniz kenarına bu yapının inşası için özel önlemler alınmıştır. Mimar Sinan’in Büyük Çekmece köprüsünde yaptığı gibi araziye kazıklar çakılmıştır. Bu kazıklar birbirlerine kurşun kuşaklarla bağlanmıştır. Bu şekilde sahil alanının direnci arttırılmıştır.  Yenicami’nin bir dış avlusu ve avluya açılan birçok kapısı olduğu bilinmektedir.  Ama zaman içinde şehir imar faaliyetleri ile Yeni Cami’nin dış duvarları ve avlu kapıları yok edilmiştir.

Caminin mimari planı bir kare formdur. Bu kare form tek merkezi kubbeyle örtülmüştür. Bu kubbe dört fil ayağı olarak adlandırılan payelerle taşınmaktadır. Bu orta kubbe ise dört yarım kubbe ile desteklenmiştir. Caminin dört köşesinde dört kubbe bulunur. Deniz seviyesinden ve herhangi bir su basması olaylarından korunmak için caminin iç avlu ve harim mekanları çevreden yükseltilmiştir. Bundan dolayı Cami avlusuna ve yan giriş kapılarına merdivenle ulaşılır. 1597 yılının Ağustos ayında devrin ileri gelenlerinin bulunduğu bir törenle caminin temeli atıldı. Ancak büyük bir sorun vardı. Neresi kazılsa sürekli su çıkıyor, tulumbalar ve değirmenlerle suyun boşaltılmasına çalışılıyordu. Davut Ağa, bu engeli aşmakta kararlıydı.

Yarı bataklık ve yumuşak bir zeminde inşa edilen caminin temelleri, uçlarına demir başlıklar geçirilmiş sert tahta kazıkların üzerine oturtulmuştur. Zemini deniz seviyesinden 3.metre daha yukarıda tutulmuştur. İnşaatta kullanılan taşlar Rodos'tan getirildi. Yapı birinci kat pencerelerinin hizasına, minare ise birinci şerefeye kadar çıkmıştı ki, Mimar Davut Ağa, bir veba salgını sırasında öldü. Bunun üzerine Dalkılıç Ahmet Çavuş, inşaatı devam ettirdi. Ancak 1603 yılında III. Mehmet’in ölümüyle, Valide Safiye Sultan, geleneklere uyularak eski saraya gönderilince inşaat yarıda kaldı ve yaklaşık 57 yıl kaderine terk edilmiş halde kaldı. Bu süre içinde zamanın tahribatına uğramış, bir yangın sonucu da büyük hasar görmüştü. Köprülü Mehmet Paşa'nın sadrazamlığı sırasında tahtta bulunan Sultan IV. Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan, bir yangın sonrasında şehri gezerken, caminin bitirilmemiş ve harabeye dönmüş halini görünce camiyi tamamlatmaya karar verdi. Dönemin mimarbaşısı Mustafa Ağa, Davut Ağa'nın planlarına uygun olarak inşaata başladı ve cami 3 yıl içinde tamamlanarak, bitirildi. Yeni Cami'nin mimarisinde Selçuklu tesiri yoktur. Mimar Sinan ve Sedefkar Mehmet Ağa'nın tesirlerine rastlanmaktadır. Fakat iç ve dış yapılarının çok uyumlu oluşu, süslemelerindeki incelik ve ışık düzeni ile onlardan ayrılır ve kendine has bir özellik arz eder.

Kare planlı Caminin üç şerefeli iki minaresi ve yirmi iki küçük kubbesi olan avlu çerçevesinin; üç farklı yönde, kubbeli üç girişi vardır. Avlunun ortasında, kubbeli ve mermerden bir şadırvan bulunur. Cami bezemelerinde Osmanlı klasik mimari anlayışından belirgin sapmalar olmamış ve Cami’nin dış avlu duvarı 19 yüzyılın ikinci yarısında artan Eminönü trafiğini rahatlatmak için yıktırılmıştır. Külliyenin darülkurrasıyla ve Sübyan Mektebi de sonraki dönemlerde yıktırılmıştır.  Caminin şadırvan avlusu 20 sütunla taşınan ve 24 kubbeyle örtülen bir revaktır. Bu avluya üç yönden merdivenlerle çıkılarak ulaşılır. Caminin üç şerefeli iki minaresi ve yirmi iki küçük kubbesi olan avlu çerçevesinin; üç farklı yönde,  kubbeli üç girişi vardır. Bu avlunun ortasında, kubbeli ve mermerden bir şadırvan bulunur.

KÜLLİYE ARASTASI MISIR ÇARŞISI

Mısır Çarşısı Külliye içindeki en göz alıcı mekanlardan biridir, Bugün hala faaliyette ve eski canlılığını korumaktadır. İstanbul’un simgelerinden biri olan bu çarşı halen İstanbul’un önemli bir ticaret merkezidir.

KÜLLİYE TÜRBELERİ

İstanbul’daki en büyük sultan türbelerinden biridir.  Hatice Turhan Valide Sultan Türbesi buraya ilk yapılan türbedir. İlerleyen yıllarda iki türbe binası daha ilave edilerek dev bir türbeler merkezi oluşmuştur. Hatice Turhan Valide Sultan türbesine ek olarak Havatin türbesi ve daha sonra Cedit Havatin türbesi yapılmıştır. Türbelerde beş Osmanlı padişahının mezarı bulunur. Osmanlı hanedanından birçok kişinin mezarı da bu bölgededir. 47 penceresi olan Türbede; Hatice Turhan Sultan, Sultan II.Mustafa, Sultan I.Mahmut, Sultan III. Ahmet ve Sultan IV.Mehmet’in sandukaları bulunur. Ayrıca türbe içinde çok sayıda şehzade ve sultanın da mezarı vardır.

KÜLLİYE SEBİLİ

Külliyenin diğer bir yapısı da Sebil binasıdır. Hamidiye caddesinin köşesinde bulunan bu yapı çok güzel bir çatı ve saçak mimarisine sahiptir.

KÜLLİYE HÜNKAR KASRI

Külliye’nin en güzel manzarasına sahip, Valide Turhan Sultan için yaptırılan, Hünkar Kasrı’na Yeni Cami’nin kıble duvarının arkasındaki yokuştan çıkılır. Osmanlı klasik mimarisinin tüm özelliklerine sahip bu yapı, iki büyük oda, bir eyvan ve bir heladan müteşekkildir. Kasırdaki ağaç işçiliği, içerideki çinili ocaklar, duvarları kaplayan çini panolar, renkli cam pencereler harikadırlar. Çiniler İznik'te yapılmıştır ve bir kısmı sadece bu kasrı süslemek için özel olarak yapıldığından, desenlerine başka hiç bir yerde rastlanmaz. Panolar karanfil, gül, şakayık, çeşitli dallar ve yapraklarla süslenmiştir.

Külliyeler

Turan Aknc Kitaplar