Fatih Atikali Hattat Mustafa Rakım Efendi Türbesi
Hattat Mustafa Rakım Efendi Türbesi; İstanbul Suriçi Fatih Karagümrük, Atik Ali Caddesi, Atik Ali Camii karşısı, 1362. ada ve 6. parselde yer almaktadır. Mustafa Rakım, Türk hat sanatının en değerli şahsiyetlerinden biridir. Mehmet Kaptan adında bir zatın oğlu olup, 1757 yılında Ünye’de dünyaya geldi. Kendisi yine meşhur bir hattat olan İsmail Zühtü Efendi’nin kardeşidir. Çocukken ağabeyi ile İstanbul’a gelmiş, bir yandan medrese tahsilini sürdürürken, bir yandan da hat öğrenmeye başlamıştır. Hocaları, ağabeyi İsmail Zühtü Efendi ile Eğrikapılı Mehmet Rasim Efendi’nin yetiştirdiği Derviş Ali Efendi’dir. Oniki yaşında iken icazetini aldı. Hat sanatında ilerledikten sonra, ileri gelen ailelerin çocuklarına ders vermeye başladı. Bir taraftan da resim yapıyordu. Sultan III. Selim tahta çıktığı zaman onun bir resmini yaparak, kendisine takdim etmiş, bu resmi çok beğenen padişah Rakım Efendi’ye Müderrislik payesini vermiştir. Bu yoldan Sarayda nüfuz edinen Rakım Efendi, Şehzade Mahmut’un yazı hocası oldu. Onun sayesinde Sultan II. Mahmut padişahlar arasında en iyi hattatlaran biri haline gelmiştir. Sultan II. Mahmut hocasına büyük hayranlık duyuyor, Saraya gelip, gidişinde ona hediyeler veriyordu. Bu arada kendi adına bastırdığı paranın resmini yapmayı da vazife olarak ona verdi. Rakım Efendi gördüğü büyük itibar sayesinde, 1809′da Molla payesiyle İzmir, 1814′de Edirne, 1816′da Mekke, 1818′de İstanbul Kadılığı’na ve 1823 yılında da Anadolu Kazaskerliği’ne tayin edildi. Hattat Mustafa Rakım Efendi, 26 Mart 1826 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Rakım Efendi, hat sanatında hocası ve ağabeyi İsmail Zühtü Efendi’nin yolundan yürümüş, fakat onun ölümünden sonra kendisine mahsus yazı üslûbuyla eser vermeye başlamıştır. Mustafa Rakım Efendi, ayrıca Osmanlı Tuğrası’nı da derleyip toplayarak, ölçülü bir şekil vermiştir. Ayrıca, Sultan III. Selim, Sultan IV. Mustafa ve Sultan II. Mahmut için yaptığı Tuğralarda kendisinden sonra değişmeyecek olan Tuğra biçimini ortaya koymuştur. Mustafa Rakım Efendi’nin, bıraktığı eserler arasında birçok cami, mimarî abidenin kitabesi, mezartaşı kitabeleri, kıtalar, türlü levhalar vardır. Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde latif bir hilyesi vardır. Topkapı Sarayı’nda, Sultan IV. Mustafa ve Sultan II. Mahmut Tuğraları devrinin süslemesi ile görülmektedir. Sultan II. Mahmut’un annesi Nakşidil Valide Sultan Türbesi’nin kapılarında ve içindeki kuşak yazılar Rakım Efendi’nin şaheserleri sayılır. Ayrıca, Tophane’deki Nusretiye Camii’nin kuşak yazılarını da o yazmıştır. Eski Cihangir Camii’nin yazılarını da o yazmış olup, bu yazılar cami ile beraber yanmıştır. Üstadın, Talik hatla yazdığı yazıları da vardır. Zeynep Sultan Camii arkasındaki çeşmenin kitabesi ve Miskinler tekkesi kitabesi bunlardandır. Türbe, medrese ile birlikte 1826 yılında yapılmış olmalıdır. Kare planlı olup, avlu cephesindeki duvarlar bir sıra taş, iki sıra tuğla ile almaşık olarak örülmüştür. Sokak cephesindeki duvarları ise kesme taştan yapılmıştır. Kubbe kasnaksız olarak duvarlara oturmaktadır. Türbenin kuzeydoğu cephesinde Celi Sülüs hat ile yazılmış mermer bir kitabe vardır. Kitabede şunlar yazılıdır; “Sabıka sadr-ı Anadolu ve hazini kelamül rabani Hattat Mustafa Rakım Efendi ruhiçün Fatiha 1241 (M.1826) Ketebehu Mustafa Rakım”. Sanki kendisi tarafından yazılmış olduğu izlenimi veriyorsa da, onun ölümünden sonra öğrencisi Haşim Efendi tarafından yazılmıştır. Sokak cephesinde üç penceresinin üstünü sınırlayan bir kitabe levhası daha vardır. Yazı, simetri ekseni üstünde yerleştirilen bir madalyon ve bir çelenkle taçlandırılmıştır. Türbe içte sadedir. Türbede; Mustafa Rakım Efendi ve 1845 yılında vefat eden öğrencisi Haşim Efendi’ye ait iki sanduka vardır. Türbe ziyarete kapalıdır. Harap vaziyette olan türbe bugün bekçi evi olarak kullanılan medrese ile birlikte onarıma ihtiyaç duymaktadır.

Osmanlı Türbeleri

Turan Aknc Kitaplar