KUZGUNCUK AYŞE SIDIKA HANIM KÖSKÜ

Kuzguncuk Ayşe Sıdıka Hanım Köşkleri; İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında Üsküdar Kuzguncuk Baba Nakkaş Sokağı'nın 90 derece dirsek yaptığı yer ile Kuzguncuk Çarşı Caddesi arasında ve Kuzguncuk Gazhanesi Sokağı'nın sağ tarafındaki meyilli yapı adası üzerinde inşa edilmiştir. Burada üç ahşap köşk bulunmaktadır. Baba Nakkaş Sokağı'na açılan 7 ve 5 kapı nolu köşklerden ilki biraz harap olduğundan terk edilmiştir. Üçüncü köşkün kapısı, Kuzguncuk Çarşı Caddesi'ne açılmakta olup 29 numaralıdır. Son derece bakımlı ve güzel bir binadır.  Birinci köşkün kapı numarası 7 numaradır. Müşir Mehmet Ali Paşa'nın eşi Ayşe Sıdıka Hanım tarafından, 1895 tarihinde büyük kızı Hayriye Hanım için yaptırmıştır. Güzelliği ile ünlü olan Hayriye Hanım, Hareket Ordusu Kumandanı Cihangirli Hüseyin Hüsnü Paşa'nın eşidir. Ayşe Sıdıka Hanım, Ömer Naili Paşa'nın süt kardeşi ve Yaver Sadettin Paşa'nın da kız kardeşi idi. Hüseyin Hüsnü Paşa'nın Muhsin ve Tahsin Bey adlı iki oğlu ile Nimet Hanım isimli bir kızı vardı. Muhsin Bey'in resmini, Kulüp Rakısı şişesi etiketlerinde görmek mümkündür. Diğer resim ise, Sait Çelebi'ye aittir. Tahsin Bey, Mehmet Ali Aybar'ın babasıdır. Ayşe Sıdıka Hanım 5 kapı numaralı köşkü, 1899 tarihinde, kızı Zekiye Hanım için yaptırmıştır. Zekiye Hanım, İsmail Fazıl Paşa'nın eşi ve General Ali Fuat Cebesoy'un da annesidir. Fazıl Paşa, bir müddet Üsküdar'da Salacak'ta bir kira evinde oturmuştur. Bu evde oturdukları sırada Harbiye'ye girdiği için, Ali Fuat Cebesoy'un künyesi Ali Fuat Salacak'tı. İsmail Fazıl Paşa Giritli'dir. Babası tüccardan İbrahim Efendi'dir. Paşa, birçok görevlerde bulunmuş ve 1919 Haziranında Ankara'ya gelerek Kuva-yı Milliye'ye katılmıştır. 1921'de Ankara'da vefat etti. Kabri, Hacı Bayram Camii yakınındaki türbededir. Atatürk'ün, Osman Nizami Paşa ile tanışması da bu sırada ve 1903 senesi haziranında bu köşkte olmuştur.

Üçüncü kçşk 29 numaradadır. Ayşe Sıdıka Hanım, üçüncü köşkü de küçük kızı Adviye Hanım için yaptırmıştır. Adviye Hanım, Kutü'l-Amara Mutasarrıfı Selami Bey'in eşi idi. Bu zat daha sonra, karşı köşede bulunan Marko Paşa'nın büyük kârgir konağını satın almıştır. Marko Paşa'nın köşkü ise, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi kapısının sağ tarafında idi. Bu köşk son senelerde restore edilmiştir. Müzeyyen Senar Hanım uzun müddet, o zamanlar harap olan bu köşkte oturmuştur. Arkasındaki çam ağaçlı bahçe Marko'nun Bahçesi diye ünlü idi. Burada bir gazino açılmıştı. Müşir Mehmet Ali Paşa, Prusyalı bir müzisyenin oğludur. Genç iken İstanbul'a gelip1846'da Harbiye'ye girerek müslüman oldu. erkan-ı harp çıkıp seri terfi ile liva ve 1868'de ferik olarak Yanya Kumandanı oldu. Güzel hizmetlerle Arnavutluk tarafına gönderilip Yenipazar kumandanlığında uzun müddet bulunmuştur. Mühim muharebeler kazanıp 1877 başlarında Tuna Garp Ordusu Başkumandanı oldu. Askeriye ilminde mahir, muharip, şeci ve çalışkan idi. Berlin Anlaşması'nda ikinci murahhastı. Bu anlaşmaya göre, Arnavutluk topraklarının bir kısmı Yunanistan ve Karadağ'a terk edilmesinin sebebini Mehmet Ali Paşa'dan bilmeleri üzerine halk ayaklanmış ve Paşa'yı Yakova'daki konağında kurşunluyarak yaralamışlardı. Rıza Bey adlı bir Arnavut Sokak ortasında, henüz hayatta olan Paşa'nın başını keserek öldürdü. O sırada 44 yaşında idi. Eylül 1878. Kesik başı bir sırığa geçirilmiş üç gün davul, zurna çalarak sokak sokak teşhir edilmiş ve daha sonra yanan köşkün Kule önüne, öldürülen alay emini ile beraber, gübreliğe gömülmüştür. İki sene sonra, Sultan Mecit devri memurlarından Yusuf Gök Çavuş adında bir ihtiyar, Paşa ile alay emininin kabirlerini yaptırmıştır. Müşir Mehmet Ali Paşa, Nazım Hikmet'in büyük babasıdır. Nazım Hikmet'le Mehmet Ali Aybar'ın anneleri tarafından dedelerinin babası Mustafa Celâlettin Paşa da bir Polanyalı dönmedir. "Ne hikmetse Celile'den doğma Nâzım, Türkiye ile alâkasını kesince Selanik'in son valisi Mehmet Nazım Paşa'nın oğlu bulunan babası Hikmet Bey'in soyunu değil de anasının soyunu benimseyerek Verzanski soyadını almıştır."