Üsküdar Mihrimah Sultan Külliyesi
Mihrimah Sultan Külliyesi, İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında Üsküdar sahilinde meydana cepheli olan bir yere 1548 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan tarafından Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir. Mihrimah Sultan İstanbul’da biri Edirnekapı’da diğeri Üsküdar’da olmak üzere, aynı isimle iki külliye inşa ettirmiştir. Mimar Sinan tarafından yapılmış olan Şehzade Camisi ile aynı zamanlarda yapılmıştır. Mihrimah Sultan külliyesi cami, medrese, sıbyan mektebi, hamam, hazire, han ve çeşme yapılarından oluşur. Haziresinde Sinanettin Yusuf, Kaptanıderya Sinan Paşa ve Sadrazam İbrahim Ethem Paşa’nin kabirleri bulunur. Sultantepe eteğinde yer alan külliyede yapılar arazi topoğrafyası sebebiyle kuzey güney aksında yapılar dağınık olarak inşa edilmiştir. Yapıların hemen hemen ortasında bulunan cami ve medrese sahilde bulunan meydandan 2 metre yüksekliğinde duvarlar arkasında büyük bir avlu içinde inşa edilmiştir. Cami ve medrese yan yana inşa edilmişken, çifte hamam güney batıdadır. Sıbyan mektebi ise batıdaki tepenin eteğindedir. Külliyenin tabhane ve imaret yapıları günümüze gelememiştir. Bugün bu yapıları yeri bile bilinmemektedir.
MİHRİMAH SULTAN

Sultan, 21 Mart 1522 tarihinde doğmuştur. 10. Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan doğan kızıdır. 25 Ocak 1578, İstanbul tarihinde vefat etmiştir. Süleymaniye Camii türbesine gömülmüştür. 1522'de, Osmanlı padişahı Sultan I. Süleyman ile eşi Hürrem Sultan'ın Mehmet'den sonraki ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Mihrimah Sultan'ın doğumundan 2 yıl sonra da Hürrem Sultan, Sultan I. Süleyman'ın ölümünden sonra yerine geçecek olan diğer çocuğu II. Selim'i dünyaya getirdi. 1539'da 17 yaşındayken Diyarbekir Beylerbeyi Rüstem Paşa ile evlendirildi. Düğün töreni iki küçük erkek kardeşi Beyazıt ve Cihangir'in sünnet düğünüyle birlikte At Meydanı'nda şölenlerle kutlandı. Rüstem Paşa bu evlilikten sonra sadrazam oldu ve 1544-1561 yılları arasında 2 yıllık bir süre hariç kesintisiz sadrazamlık yaptı. Bu evlilikten 1541'de bir kız çocukları dünyaya geldi. Daha sonra 1545’te Murat beyi ve 1547 de Mehmet beyi dünyaya getirdi.

Mihrimah Sultan yaşamı boyunca devlet işlerinde çok söz sahibi oldu. Babasını Malta'ya sefer düzenlemeye ikna etmek için kendi parasıyla 400 gemi yaptıracağına söz verdiği bile söylenir. Annesi Hürrem Sultan gibi Lehistan kralı II. Zygmunt August'la yazışmalar yaptı. Çok büyük bir servet sahibi oldu. 1540-1548 yılları arasında Mimar Sinan İstanbul'un Üsküdar ilçesinde cami Üsküdar İskele Camii, medrese, ilkokul ve hastaneden oluşan büyük bir külliye yaptı. Ayrıca 1562-1565 yılları arasında yine Mimar Sinan İstanbul'un Edirnekapı semtinde cami, çeşme, hamam ve medreseden oluşan Mihrimah Sultan Camii ve külliyesini yaptı. Annesi 1558'de öldükten sonra babasına annesinin oynadığı danışmanlık rolünü oynadı. 1566'da babası öldükten sonra yerine geçen erkek kardeşi II. Selim'in saltanatı boyunca da danışmanlığını sürdürdü. Anneleri Hürrem Sultan ölmüş olduğu için kardeşi için adeta bir Valide Sultan rolünü oynadı. Mihrimah Sultan 1578'de yeğeni Sultan III. Murat'ın saltanatı sırasında öldü ve babası Sultan I. Süleyman'ın Süleymaniye Camii'ndeki türbesinde babasının yanı başında gömüldü.

KÜLLİYENİN CAMİSİ

Külliyenin an binası olan cami merkezi kubbelidir. Caminin kubbesi on metre çapındadır.  Merkezi kubbe üç yönde yarım kubbelerle taşınmaktadır. Yapının batı cephesi kemerle geçilmiştir. Caminin son cemaat yeri üç yönden çevrelenmiştir. Dikdörtgen plana sahip olan harimde merkezi kubbe ve yarım kubbeler yonca planlı payeler ve duvarlara basan sivri kemerlerle taşınmakta, köşelerde oluşan boşlukları ise küçük kubbelerle örtülmüştür. Pencere sayısının yeterli olmaması sebebiyle son derece loş olan harimde dikkati çeken en önemli özellik Mimar Sinan tarafından aynı tarihte yapılan Şehzade Camisinden farklıdır.  Büyük bir ihtimalle topoğrafyadan tercih edilen bir plan uygulanmıştır. Son cemaat yerinden ve taç kapıdan sonradan ana kubbenin altına geçişle hemen mekanın kavranmasını sağlayan etkiyi de beraberinde getirmiştir. Bu Mimar Sinan’ın bundan sonraki yıllarda yapacağı mekan araştırmalarının başlangıcıdır. Caminin kıyıda dar bir alan üzerinde inşa edilmesi klasik revaklı bir avlu şekillenmesine imkan vermemiştir. Ayrıca dışarıdaki Şadırvanı da içine alan bir örtü sistemiyle kapatılan ikinci bir son cemaat yeri kuzey rüzgarlarına açık olan yapıda mekanı değerlendiren ve önemli bir yol güzergahı olan bu yerde her vakit yoğun cemaat olabilmesi için iyi bir çözümdür. Tek şerefeli iki minaresi, mukarnaslı mihrabı ve mermerden minberi klasik mimarinin en güçlü biçimlerini yansıtır. Cami Anadolu yakasındaki mimarinin önde gelen ve geçmişin izlerini taşıyan sayılı eserden biridir. Son cemaat bölümünü dolanan revakla ayrı bir estetik görünüme kavuşan yapının denize bakan tarafında, yirmi köşeli mermer bir şadırvan bulunur. Cami, tasarım ve yerleşimdeki başarısına karşılık oranları bakımından her ne kadar geometrik biçimlemişte son derece yalın çizgileri sahip olsa da Sahile ‘’T’’ formunda çıkmış olan korunmalı saçak denizden ve batı güneşinden avluyu korunmaktadır. Bu caminin iki minaresi bulunmaktadır. Enteresan olan konu Mihrimah Sultan tarafından yaptırılan Edirnekapı külliyesinde tek minare bulunmaktadır.

KÜLLİYENİN MEDRESESİ

Caminin kuzeyinde bulunan Külliye meydan kotunda iki metre yukardadır. Cami ile aynı kottadır. On altı odadan oluşan ve dershaneden meydana gelmektedir. Medrese on altı talebe hücresinin ortasında bir dik dörtgen avlu bulunmaktadır. Bu avlunun etrafında sütunlar ile çevrilmiş bir revak bulunmaktadır. Günümüzde sağlık merkezi olarak kullanılan medresenin orta kısmının üstü örtülmüştür. Medrese yanında bulunan Mihrimah Sultan’ın iki oğluna,  Rüstem Paşa’nın oğlu Osman Ağa’ya ve Kaptan-ı Derya Sinan Paşa’ya ait türbeler günümüze ulaşan yapılardır.

KÜLLİYENİN MEKTEBİ

Günümüze ulaşan külliye içindeki bir diğer yapıysa Sıbyan Mektebi’dir. Caminin arkasından Sultantepe’ye çıkan yokuşun başında olan Sıbyan mektebi iki katlıdır. Alt katta bulunan dükkan ve yan sokaktan girilen dershane yapısı üst kattadır.  Sıbyan Mektebi kubbeli bir sundurmadan ve bir dershaneden müteşekkildir. Tabhane 1772 yılındaki yangından sonra yok olmuş, Külliye Hanı’nın ve İmareti’nin kalıntıları tamamıyla silinmiştir.

KÜLLİYENİN HANI

Bugün meydanda otobüs duraklarının olduğu yerde bulunduğuna inanılan yapı Kurşunlu Han olarak adlandırılan yapı bir kervansaraydır. Eski fotoğraflarda görülen çift yönlü çatısı olan yapı günümüze gelememiştir.

KÜLLİYENİN HAMAMI

Külliyenin en güneyde bulunan hamam vakfiye listesinde görülmemektedir. Bu yapı bazı kayıtlarda küçük çarşı hamamı olarak geçmektedir. 1994 yılında bu hamam yeniden inşa edilmiş olup bugün market olarak kullanılmaktadır.

KÜLLİYE ÇEŞMESİ VE HAZİRESİ

Külliyenin meydan cephesinde bir çeşme bulunur. Bu yapı yeni restore edilmiştir. Yapının haziresi de doğu ve kıble yönündedir.

Külliyeler

Turan Aknc Kitaplar